İngiltere Premier League 2025-26 sezonunun en heyecan verici haftalarından biri olan 28. haftada, tüm futbol dünyasının gözü Londra’ya çevriliyor. 1 Mart 2026 Pazar günü Türkiye saati ile 19:30’da başlayacak olan mücadelede Arsenal, Emirates Stadium’un büyülü atmosferinde ezeli rakibi Chelsea’yi konuk edecek. Şampiyonluk yürüyüşünü kararlılıkla sürdüren Mikel Arteta ve öğrencileri için bu derbi, sadece üç puanın ötesinde bir prestij ve gövde gösterisi anlamı taşıyor.
Londra Derbisinde Şampiyonluk Rüzgarları Esiyor
Mikel Arteta yönetimindeki Arsenal, bu sezon sergilediği istikrarlı performansla ligin zirvesinde tek başına yer alıyor. 24 maç sonunda topladıkları 53 puan, takımı şampiyonluk yarışında en güçlü aday haline getirmiş durumda. Özellikle savunma hattındaki sarsılmaz disiplin, “Topçular”ın başarısının anahtarı olarak görülüyor. Sezon genelinde rakip filelere 46 gol gönderen Kuzey Londra temsilcisi, kalesinde gördüğü sadece 17 golle Premier League’in en az gol yiyen takımı unvanını elinde bulunduruyor. Bu muazzam savunma başarısı, William Saliba ve Gabriel Magalhães ikilisinin uyumuyla perçinlenirken, orta sahada Declan Rice’ın süpürücü rolü takımın dengesini sağlıyor.
Chelsea’de Liam Rosenior Etkisi ve Büyük Çıkış
Misafir ekip Chelsea cephesinde ise ocak ayı itibarıyla başlayan yeni bir dönemden bahsetmek mümkün. Enzo Maresca’nın görevine son verilmesinin ardından 6 Ocak 2026’da dümene geçen Liam Rosenior, Stamford Bridge sakinlerine kısa sürede umut aşıladı. Strasbourg’daki başarılı günlerinin ardından Londra’ya dönen 41 yaşındaki teknik adam, Chelsea tarihindeki en iyi başlangıçlardan birine imza atarak ligdeki ilk dört maçının tamamını kazanmayı başardı. Rosenior’un gelişiyle birlikte beşinci sıraya kadar tırmanan “Maviler”, özellikle geriden gelerek kazandıkları West Ham maçıyla taraftarlarının yeniden güvenini kazandı. João Pedro’nun 9 gollük performansı ve Cole Palmer’ın yaratıcılığı, Chelsea’nin bu zorlu deplasmandaki en büyük kozları olacak.
Taktiksel Savaş ve Orta Sahanın Belirleyiciliği
Sahadaki taktiksel dizilişler, maçın kaderini tayin edecek en önemli unsurların başında geliyor. Arteta’nın klasikleşen 4-3-3 sistemi, topa sahip olmayı ve rakibi yarı sahasına hapsetmeyi amaçlıyor. Yaz transfer döneminde kadroya katılan Viktor Gyökeres, ileri uçta yarattığı fiziksel baskıyla Arsenal’in hücum zenginliğini artırırken, Martin Zubimendi’nin orta sahadaki oyun zekası takımı adeta bir orkestra şefi gibi yönetiyor. Chelsea ise Rosenior ile birlikte daha akışkan ve geçiş hücumlarına dayalı bir kimliğe büründü. Orta sahanın merkezinde Moisés Caicedo’nun 7.55 gibi yüksek bir reytingle oynaması, Arsenal’in pres gücüne karşı Chelsea’nin en önemli direnç noktası olacak. Kanatlarda ise Bukayo Saka ile Pedro Neto arasındaki uzaktan düello, maçın hangi yöne kırılacağını belirleyecek bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
Emirates Randevusu İçin Önemli Notlar ve Tahminler
İstatistikler baz alındığında Arsenal’in ev sahibi avantajıyla birlikte maçın favorisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 9 kez kalesini gole kapatan Arsenal savunması, ligin en disiplinli yapısı olarak dikkat çekiyor. Ancak Rosenior yönetimindeki Chelsea’nin maç başına 1.65 gol ortalaması yakalamış olması, savunma arkasına atılan toplarda ne kadar tehlikeli olabileceklerini gösteriyor. Bahis analizleri açısından bakıldığında, her iki takımın da skor üretme potansiyelinin yüksek olması “Karşılıklı Gol Var” seçeneğini akıllara getirse de, Arsenal’in düşük gol yeme istatistiği bu ihtimali zorlaştırıyor. Yine de Emirates’teki ateşli seyirci desteği ve şampiyonluk motivasyonu, Arteta’nın ekibini bir adım öne çıkarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular ve Maç Detayları
Bu dev mücadeleyle ilgili futbolseverlerin merak ettiği bazı temel bilgiler bulunmaktadır. Karşılaşma 1 Mart 2026 Pazar akşamı saat 19:30’da Emirates Stadium’da oynanacaktır. Arsenal şu an Premier League tablosunda liderlik koltuğunda otururken, Chelsea yeni teknik direktörüyle birlikte beşinci sırada yükselişini sürdürüyor. Arsenal’in bu sezon sadece ligde değil, Şampiyonlar Ligi’nde de grup liderliği ve Carabao Cup’ta finale yükselme başarısı göstermesi, kadro derinliğinin ne kadar kritik olduğunu kanıtlıyor. Viktor Gyökeres, Martin Zubimendi ve Eberechi Eze gibi yeni transferlerin takıma hızlıca uyum sağlaması, Arteta’nın elini bu büyük derbi öncesinde oldukça güçlendiriyor.

